ANTALYA’DAKİ SORUŞTURMALARLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

TAHUD olarak özellikle sağlıkta şiddet ve özlük hakları ile ilgili çalışmalar yürütmek için uzun zamandır birlikte hareket ettiğimiz sağlık emek ve meslek örgütleri Antalya’da bir araya geldi. 12 Temmuz 2019’da Antalya İl Sağlık Müdürü ile yapılan görüşme sonrası saat 12.15’te sağlıkta şiddete karşı iş bırakan birinci basamak sağlık çalışanı 104 kişiye yönelik başlatılan soruşturmayla ilgili olarak İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“İzmir’de 29 Nisan 2019 tarihinde Aile Sağlığı Merkezinde görevi başında bir hekime yönelik şiddet gerçekleşti. Bu olay artık sağlıkta şiddetin bir anlık öfkeyle olmaktan çıktığı, toplu ve organize bir hale geldiğinin göstergesiydi. Aynı zamanda gerekli cezalar verilmediğinde şiddetin ne boyutlara geldiğinin kanıtıydı.

Olayı duyan tüm hekimler ve sağlık çalışanları ortak bir ses vermek ve sağlık bakanlığını acilen tedbir almaya çağırmak için İzmir’de toplandı. Aynı zamanda ülke genelinde de basın açıklamaları yapıldı. Şiddetin artmasında en büyük sorun şiddeti uygulayanların cezasız kalmasıydı. Sağlık bakanlığının torba yasayla düzenlediği “şiddet önleme yasa tasarısı” da bu yaraya merhem olamadı ve beklentilerimizi karşılayamadı.

Artık şiddete dikkat çekmek için basın açıklamaları ve kınamanın ötesine geçmek gerekiyordu.

Bu nedenle bizler de bir kere daha şiddete dur demek için bir günlük iş bırakma kararı aldık ve 3 Nisan’da İzmir’de şiddete uğrayan meslektaşımızın yanında olduk.

Peki bir sağlık çalışanı neden iş yerini kapatır ve meydanlara çıkar?

Artık baskılara tahammülü kalmadığı için,

Artık şiddeti görmezden gelemediği için,

Artık her ilde farklı uygulamalara katlanamadığı için,

Artık kişisel hırslar uğruna mesleki değerlerimizin görmezden gelinmesini sindiremediği için,

Artık hasta memnuniyeti adı altında içi boşaltılmış, abartılı, mesleki gerçeklere uymayan taleplere boyun eğmeyeceğini duyurmak ve hatta haykırmak için.

Sağlık Bakanlığı şiddeti önlemek için yapılması gereken yapısal değişiklikleri bir an önce yapmalıdır. Örnek vermek gerekirse; şiddete davetiye çıkaran usulsüz isteklere karşı sağlık raporları algoritmaları düzenlemeli, asıl amacının dışında bir şikâyet hattı gibi çalışan 184 Sabim hattını kapatmalı, şiddete yol açan tüm diğer yapısal sebepleri ortadan kaldırmaya yönelik ciddi bir çaba göstermelidir.

Ayrıca bugüne kadar da şiddet uygulayanlara yönelik cezai işlemler hak ettiği ölçüde yapılmamıştır.

Peki burada yapılan nedir?

Antalya’da ‘’Bizi duyun, bizi görün” ve “Şiddeti durdurun” diyen 104 sağlık çalışanına soruşturma açılmak istenmektedir. İşte bu nedenle bugün hepimiz buradayız.

Oysa İzmir’de şiddet uygulayan ve ceza alan kişilerin hepsi serbest bırakılmıştır. Ancak şiddete dur diyen sağlık çalışanları cezalandırılmak istenmektedir. Psikolojik baskı uygulama ve hak edilmeyen şekilde cezalandırma talebi vardır.

Biz de bütün emek örgütleri olarak, haklarımızı savunmak için,

Devletimize ve adalete olan güvenimizi korumak için,

Meslektaşlarımıza yapılan haksızlığa sessiz kalamayacağımızı göstermek için buradayız.

“Sağlıkta her türlü şiddete hayır” diyen bizleri duyun! “Ceza yağdırmakla sorunu çözemezsiniz, üstünü örtemezsiniz” bilin! “Sağlık çalışanını koruyamazsanız “Sağlığı” koruyamazsınız” anlayın!

Sizleri akıl, vicdan, adalet ve bilime davet ediyoruz…”

Bu makale 13/07/2019 12:00 tarihinde Aile Hekimliği Haberleri kategorisi altında yayınlandı.