Sayın Üyemiz,
1-a) 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 5371 sayılı yasa ile ekli ek 3. ile 6. maddeleri arasında devlet hizmeti yükümlülüğünün esasları düzenlenmiştir.
Yasanın ek. 4. maddesinin son fıkrası aynen şöyledir.
“Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel, bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemez.”
Yasadaki bu düzenleme; devlet hizmeti yükümlülüğü olan ve bu yükümlülüğü yerine getirmeyen hekimlerin mesleklerini icra edemeyeceklerini belirtmektedir.
Yasadaki bu yaptırımın, sadece yükümlü olunan uzmanlık veya yan dal uzmanlık eğitimi sonrası öngörülen devlet hizmeti yükümlülüğü ile mi sınırlı olduğu yönünde tartışmalar oluşabilmektedir.
Yani, sorunuzda da bahsettiğiniz üzere, uzmanlık eğitimi sonrası devlet hizmeti yükümlülüğü yerine getirmezseniz pratisyen hekim olarak çalışabilir misiniz?
Yasada, meslek icrasının engellenmesi şeklinde ağır bir yaptırım vardır. Bu düzenleme, meslek icrasını engellediği için mesleğin pratisyen veya uzman olarak; özelde veya kamuda icrası arasında bir farklılık bulunmamaktadır. Yasanın lafzı ile yorum yapıldığı takdirde, devlet hizmeti yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde; pratisyen veya uzman; özelde veya kamuda hekimlik mesleğinin icrası mümkün değildir.
b-) Yukarıda aktardığımız yasa maddesi nedeniyle mağduriyet yaşayan hekimlerce açılan davalardan bir kısmında, idare mahkemeleri, yasa hükmünün Anayasaya aykırı olduğu yönünde değerlendirme yaparak, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Bu dava, yaklaşık 3 yıldır Anayasa Mahkemesi’nin gündemindedir. Bu dava hakkında yakın bir tarihte karar verileceği yönünde duyumlar vardır.
Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda verilecek karar, nihai bir karar olacaktır ancak bugün itibarıyla düzenleme geçerliliğini korumakta olup yukarıda aktardığımız değerlendirme geçerlidir.
2-) Yukarıda yaptığımız değerlendirmenin dışında, İstanbul’da bir idare mahkemesi tarafından farklı bir yorumla karar verilmiştir.
Bir hekim tarafından açılan davada, pratisyen hekim olarak devlet hizmeti yükümlülüğü olmayan hekimin, uzman hekim olarak devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmadığı için pratisyen hekim olarak çalışamayacağı şeklindeki İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü işlemi iptal edilmiştir.
Olay şöyledir; hekim 1999 yılında tıp fakültesinden mezun olmuştur. 2006 yılında uzmanlık eğitimini tamamlamış ve devlet hizmeti yükümlüsü olarak bir ile atanmıştır. …..Devlet hastanesindeki görevinden istifa etmiştir ve özel bir hastanede pratisyen hekim olarak çalışmak üzere İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne başvurmuştur. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de, istifa ettiği, devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlamadığı gerekçesiyle mesleğini icra edemeyeceğini, pratisyen hekim olarak çalışamayacağını ifade etmiştir.
Bu işlemin iptali için açılan davada, İstanbul 6. İdare Mahkemesi dava konusu işlemi iptal etmiştir. İptal gerekçesinde, “hekimin çalışmak istediği pratisyen hekimlik alanındaki yetkisini, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1999 yılında aldığı, pratisyen hekimlik görevini icra etmek istemesi halinde kendisine devlet hizmeti yükümlülüğü yüklenemeyeceği, davacının kazanılmış hakkı olduğu, devlet hizmeti yükümlülüğünün pratisyen hekimliği kapsamayacağı” belirtilmiştir.
Bu kararın temyizini inceleyen Danıştay 10. Dairesi, davalı idarenin yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Danıştay esas hakkında kararını henüz vermemiştir.
Bu kararın Danıştay onayından geçmesi halinde, yasanın yürürlüğe girdiği 05.07.2005 tarihinden önce pratisyen hekimlik, uzman hekimlik, yan dal uzmanlık yetkisini alan hekimlerin, 05.07.2005 tarihinden sonraki yeni uzmanlık eğitimleri nedeniyle tabi olacağı devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirmemeleri halinde, daha önceki hekimlik yetkilerini kullanabilmesinin önü açılmış olacaktır.
Bu karara göre sizin sorunuza cevap vermek gerekirse;
Pratisyen hekim yetkisini 05.07.2005 tarihinden önce aldığınız takdirde, aile hekimliği uzmanlığına bağlı devlet hizmeti yükümlülüğünüzde istifa etmeniz halinde, pratisyen hekim olarak çalışabilirsiniz.
Pratisyen hekim yetkisini 05.07.2005 tarihinden sonra kazanmanız halinde, pratisyen hekim olarak da hekimlik mesleğini icra etmeniz mümkün olmayacaktır.
Konunun bu bilgiler ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Saygılarımızla…
Av. Abdullah Hızal