Kongrelerimiz
2. Güneydoğu Avrupa Aile Hekimliği Kongresi'ni Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu'na sorduk.

Güneydoğu Avrupa Aile Hekimliği Kongresi Zengin İçeriği ile Bizleri Bekliyor. Biz de kongre öncesinde Kongre Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu ile TAHUD web sitesinde yayınlanmak üzere özel bir röportaj gerçekleştirdik.
Ropörtajı gerçekleştirenler: Rıdvan Şahin, Emrah Kırımlı, Mehmet Akman

Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu, Balkan ülkeleriyle ülkemizdeki aile hekimliği akademisyenlerinin ve derneğimiz TAHUD’un ilişkilenmesi konusunda öncülük etmiş, uzun yıllar Balkan Aile Hekimleri Birliğinde temsilcilik yürütmüş bir hocamız. Şimdi bu ilişkilerin meyvesi olan 2. Güneydoğu Avrupa Aile Hekimleri kongresi 22-25 Nisan 2010 tarihleri arasında ülkemizde düzenlenecek. Antalya’da gerçekleştirilecek bu kongre öncesinde hocamızla bir röportaj yaparak, kongrenin önemini kendisinden dinlemek, Güneydoğu Avrupa’da Aile Hekimliğinin bugünkü durumu ve gelecek perspektifine ilişkin görüşlerini almak istedik.  Sağ olsun hocamız da bizi kırmadı ve tüm sorularımızı tüm içtenliğiyle yanıtladı. Sayın Ünlüoğlu’nun bizlerle paylaştığı bilgi ve görüşlerin,  ev sahipliğini yapacağımız bu önemli kongreye olan ilgiyi daha da artıracağını umuyoruz.

Mehmet:
Sayın İlhami Hocam, belki biliyorsunuz bizler TAHUD web sitesini hazırlayan ekipte çalışıyoruz. Sizinle Güneydoğu Avrupa Aile Hekimleri Kongresi ile ilgili bir röportaj yapmak istiyoruz.  Bu bizim için de bir ilk deneyim olacak. O yüzden biraz heyecanlıyız. Aslında önemli bir deneyim paylaşımı olacak bu kongrede. Amacımız kongrenin bu yanının daha anlaşılır olmasını sağlamak. Bizler biraz da kongrenin bu yönüne merak uyandırmak istiyoruz. İlk sorumuz şu: Öncelikle Güneydoğu Avrupa’nın bir coğrafya olarak aile hekimliği açısından önemi nedir? Ülkemizin bu coğrafyadaki ülkelerle benzer ve ayrılan yanları neler sizce?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
Aile hekimliği bu bölgede son yıllarda önem kazanmış durumdadır. Dünyanın jeopolitik olarak önemli bölgelerinden birisi olan bu bölgede kültürel bir benzerlik söz konusudur. Bölgede ülkelerin sınırları yaşanan savaşlar nedeni ile sürekli değişmiş; göçlerle de nüfus hareketleri yoğun olarak yaşanmıştır. Bizim 500 yıldan fazla bir süre birlikteliğimiz olan bu bölge insanlarıyla oluşan ortak kültür nedeniyle; disiplinimizde de uygulamalar ve yaşananları paylaşmamız yararlı olacaktır. Çünkü kültürel benzerlik olan toplumlarda deneyimlerin paylaşılması sorunların çözülmesinde yararlı olacaktır. Kısacası, deneyim ve sorunlarımızdaki ortaklık ve benzerlikler gibi, çözümlerinde de ortak veya benzer yanlar olacağını düşünmekteyim ben kendi açımdan.
Bölgede kültürel etkileşim çok fazladır. Kendi ülkemizi düşündüğümüzde de Balkanlar’dan göçlerin önemi çok fazladır. Irk ve inanç olarak farklılıklar mevcut olsa da, ortak yönlerin fazlalığı yakınlaşmayı arttırmaktadır. Bölgede dil benzerliği de önemlidir ve Türkçenin belirgin etkisi vardır. Örneğin, Sırpçada Türkçe kaynaklı 1000’den fazla sözcükten söz edilmektedir. Diğer ülkelerde de ortak sözcük sayısı oldukça fazla sayıdadır.

Emrah:
Bu ülkelerle ülkemiz arasındaki diğer bir benzerlik de sizin de bahsettiğiniz gibi bu ülkelerin pek çoğunda aile hekimliği uygulamalarına yeni geçilmiş olması. Bu ülkelerde de aile hekimliğine geçişte ülkemizdekine benzer tartışmalar oldu mu, oluyor mu?
Konu oralarda nasıl tartışılıyor? Bu ülkelerin pek çoğu Sovyet bloğundan ayrılmış ve hızlı bir değişim yaşayan ülkeler. Bu değişimin sağlık alanındaki yansımaları nasıl oluyor? Aile hekimliğine bakış ne yönde?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
Bu ülkelerin büyük çoğunluğu son 20 yıl içinde savaş ortamını yaşadı, ve sonucunda bölünmeler ve yeni sınırlar oluştu. 2002 yılında bölgede katıldığım bir kursta bilimsel toplantıda bile bu gerginlik fark edilebiliyordu, bu durum giderek azaldı.
Bölge ülkelerinde oldukça farklı olan gelişmişlik düzeyleri doğal olarak sorunları da farklılaştırıyor. Ülkelerin bazılarında gelişmişlik düzeyi ve nüfusun azlığının da etkisi ile olsa gerek; aile hekimliği uygulamalarında pek sorun yok, hatta Avrupa’da da ileri bir düzeyde olan ülkeler var.
Bazılarında ise; geçiş dönemi eğitimlerinde tıkanmalar olmuş, planlanan eğitimler dahi tamamlanamamış, uygulamanın sürdürülmesinde maddi sorunlar mevcut. Bölgenin bir kısım ülkelerinde hekim maaşları oldukça düşük. (Bir ülkede ülkemizle ilgili sunumumda ülkemizde “Aile Hekimliği Uygulaması”ndaki maaşlara inanamamışlardı)
Geçiş dönemi sıkıntılarını bazı oturumlarda fark edebiliyorsunuz. Tartışmalar mevcut, ama bizim olduğumuz ortamlarda buna pek direkt olarak şahit olmuyoruz, Bu ülkelerin çoğunda, kendi ifadeleri ile, geçmiş dönemde İngilizce eğitimi engellenmiş ve bu nedenle bu tartışmaları kendi dillerinde yaptıklarından dolayı sorunu tam olarak anlayamadığınız  oluyor.

Aile hekimliği uzmanlığı yapanlarla yapmayanlar arasında bir çekişme olan bir ülkede aynı anda iki grupla görüşme şansını bir türlü yakalayamadım. Kongrede bu konuların rahatça tartışılacağı oturumlarda bu sorulara net yanıtlar alınacaktır, inancındayım.

Rıdvan:
Görüldüğü kadarıyla kongrede Güneydoğu Avrupa ülkelerindeki mevcut sağlık durumu ve sistemleriyle ilgili pek çok ayrı oturum var. Bu oturumların önemi nedir? Ülkemizdeki aile hekimleri için bu oturumların ne gibi kazançları olabilir?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
Bölge ülkelerinin mevcut sağlık durumu ve sistemleri ile ilgili oturumlar deneyimlerin paylaşımı ve sorunların çözüm yolları açısından önemlidir. Kültürel benzerlik olmayan ülkelerden de öğrenilecek, paylaşılacak çok bilgi olmasına karşın bizim bölgemizin sorunları bize has olup, aile hekimliği gibi toplumla iç içe ve iletişimin önemli bir yer tuttuğu bir disiplinde, kültürel benzerlikler daha fazla önem kazanmaktadır.  Bu oturumlar sorunlarımızın çözümünde bize yardımcı olmanın ötesinde, gelecekle ilgili değerlendirmelerimize de yön verebilecektir umudundayım.

Mehmet:
Ülkemizdeki aile hekimleriyle bu ülkelerdeki aile hekimlerinin daha yakın ilişkiler kurabilmesi için ne gibi olanaklar yaratılabilir sizce?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
Kongreler ve benzeri bilimsel aktiviteler bu konuda önemlidir. Tabii öncelikle  bu toplantılara katılımın yüksek olması önemlidir ve burslar ve diğer desteklerle bunu sağlanması gerekir.
Ayrıca; konferanslar, paneller, hekim değişim programları, ortak projeler önemlidir. Bu ortak projeler içerisinde çalışmalar, bilimsel yayınlar ve dergiler sayılabilir.

Emrah:
Sizin bu kongrede kesinlikle kaçırmayın diyeceğiniz oturumlar hangileri olabilir?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
Kongrede kurulların üzerinde uzun süredir çalıştığı ve emek verdiği çok sayıda oturum planlanmıştır ve bu oturumlarda değerli konuşmacılar mevcuttur. Soru zor bir soru olmakla birlikte; deneyim paylaşan oturumlar disiplinimizin bölgedeki durumu hakkında bilgi sahibi olmak açısından önemlidir, bu konulara ilgi duyan arkadaşlarımız için bir fırsat olabilir. 

Rıdvan:
TAHUD'un ve ülkemizdeki aile hekimlerinin Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasındaki organizasyonlarda üstlendiği görevler var mı? Bizler bu ilişkilerde nereyiz?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
TAHUD’un bölge ülkeleri ilişkisi öncelikle; WONCA ile ilişkilerle başlamıştır. Ancak; bölgeden WONCA ile ilişkisi olan ülkeler Yunanistan, Slovenya, Hırvatistan ve kısmen de Sırbistan’dır. Bölgenin diğer ülkeleri WONCA ile iletişime bizden sonra ve yeni yeni geçmektedirler.
2003 yılında, kişisel girişimim ile Balkan Aile Hekimleri Birliği ile diyalog başlattım, bu konuda TAHUD’un bilgisi dâhilinde 2004-2007 yılları arasında temsilcilik yürüttüm. Bu dönemde bazı arkadaşlarımın da desteği ile bu diyalog gelişti ve TAHUD birkaç yıl sonra bu birliğe üye oldu. Şu an TAHUD’un birlikteki temsilciliğini Doç. Dr. Mümtaz Mazıcıoğlu yürütmekte ve ben de temsilcilikten ayrıldıktan sonra birliğin bilimsel kurulunda yer almaktayım.
Ortak çalışmalara katılıyoruz, deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bölgede çalışma ve sunumlarımızla ödüller aldık. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi dışında; anımsadığım; Uludağ, Konya Selçuk ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitelerinden arkadaşlarımız ödüller kazandılar.

Emrah:
Sayın Hocam, kongreden sonraki hedefler neler? Burada sağlanacak birliktelikler yakın ve uzak dönemde Aile Hekimliği disiplini açısından ne tür kazanımlar sağlayabilir?
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
İlişkiler giderek gelişecektir ve bu gelişimde ülkemizde TAHUD tarafından düzenlediğimiz bu kongrenin katkısı da büyük olacaktır düşüncesindeyim. Ben, bu kongreden sonra bölge ülkelerindeki etkinliklere katılımların ve ortak projelerin artacağına inanıyorum.

Rıdvan:
Sayın Hocam, öncelikle web sitesi olarak bizim bu ilk röportaj deneyimimizde bizlere çok yardımcı oldunuz ve oldukça önemli bilgiler verdiniz. Teşekkür ederiz.
İLHAMİ ÜNLÜOĞLU:
Bu bölgeyle oldukça iyi ilişkiler içinde olan Mümtaz (Mazıcıoğlu), Kurtuluş (Öngel), Hakan (Özdemir), Arzu (Uzuner) arkadaşlarımız da sizlere detaylı bilgiler verebilirler.

Mehmet:
Bu keyifli röportajı okuduktan sonra bu arkadaşlarımızın da yorumlarıyla katkıda bulunacağından eminiz. Tekrar teşekkür ederiz.



ÜYELİK