Hepinize merhaba,
Ben Elif ALTUNBAŞ. Yurdumuzun uzak bir köşesinden yazıyorum. Zorunlu olarak yaşadığım deneyimlerimi paylaşmak istiyorum. Bazı asistan arkadaşlarımız bu yazıyı nöbet tutarken ve gelecekte devlet hizmetlisi yükümlülüğü kurasında kendilerine çıkacak piyangoyu düşünerek okuyor; bazılarımız tüm gün poliklinikte yoğun çalıştıktan sonra fırsat bulunduğu zaman içinde okuyor.
1996’dan beri Ankara’da bulunmama rağmen, 2008 Haziranında artık bu gidişata son verilmesi gerektiğini düşünülmüş olmalı ki ŞIRNAK/BEYTÜŞŞEBAP Devlet Hastanesi’nde çalışmam uygun görüldü. Hayatımda adını hiç duymadığım bir yer hakkındaki ihtimalleri düşündüğümde çok da mutlu olamamıştım. Bir şok ile başlayan bu süreci sizlerle paylaşmak istiyorum.
Beytüşşebap Devlet Hatanesi
16 Temmuz 2008’de endişeli babamı alıp önce Şırnak’a sonra üç saat süren dağların arasından ve inanılmaz güzel kanyonların bulunduğu bir yoldan giderek Beytüşşebap’a ulaştık. Yolda kimlik kontrolü yapılan beş tane askeri kontrol noktasından geçtik. Beytüşşebap dağların arasında ve bir dağın tepesinde yer alan altı bin nüfuslu bir ilçe. Devlet hastanesi, ilçenin girişinde merkezden bir, iki kilometre uzaklıkta bir yere kurulmuş. Hastane, dört yıllık olmasına rağmen bakımsız, kağıt üzerinde 30 yataklı olmasına rağmen 15 yatak kullanılan, iki poliklinik odası, bir acil odası, idareci odaları bulunan bir bina idi.
Nerede kalacağımı merak ediyordum. Kaloriferli bir ev olmadığı ve ben de soba yakmasını bilmediğim için kalınabilecek tek yer olan öğretmenevinde kalmaya karar verdim. Adaptasyon süreci yöre halkının sıcaklığından dolayı çok kısa sürdü. Madem bir yılım burada geçecek, bu süreyi mutlu geçirmeye karar verdim. Bir yıl önce başladığımda sadece bir dahiliye uzmanı, bir de acilde çalışan pratisyen hekim vardı. Üçümüz üç günde bir nöbet tutmaya başladık. Kendi AİLE HEKİMLİĞİ polikliniğimi açtırdım. Ve çalışmaya başladım.
Aile Hekimliğim
Aile hekimliği disiplinin temel özelliklerinden biri olan mevcut şartların etkin kullanımı ilkesi doğrultusunda polikliniği sağdan soldan toparladıklarımla, ilk günlerle bizzat temizliğini de kendim ve hemşiremle yaparak çalışmaya başladım. Hastane ikinci basamak bir kuruluş olmasına ve günlük hasta sayımın ortalama seksen olmasına rağmen; bir Aile hekimi olarak, disiplinimizin prensipleri doğrultusunda çalışmaya başlamaya başladım. Hastalarla ilgilenen, dinleyen, anlatan bir hekime alışık olmadıkları için kısa bir zaman içinde uzak köylerden duyan hastalar gelmeye başladı. İnanın, Kürtçe bilmiyorum, hemşirem de bilmiyor; ama hastalarla bazen yakınları bazen diğer hasta yakınlarının aracılığıyla dil engelini aşarak dil problemi hiç yaşamadım. Zaten yeni neslin çoğu Türkçe biliyor. Hastalara biyopsikososyal yaklaştığım için hastalar çok memnun ve anlattıklarımı uyguluyorlar, kontrollere geliyorlar. Biz Aile Hekimleri olarak çok iyi iletişim kuran hekimleriz ve inanın herhalde Beytüşşebap kadar fiziki şartların kötü olduğu pek az yer vardır. Buna rağmen sadece Aile Hekimliğinin prensiplerini uygulayabilirseniz, benim de yaşadığım mesleki memnuniyeti her yerde yaşamanız mümkün.
Başhekimlik
İlerleyen aylarda uzman sayımız beşe çıktı. Şubat-Haziran 2009 tarihleri arasında başhekimlik görevini bana verdiler. Gerçekten hasta bakmayı çok sevmeme rağmen sırf Brucella Rose-Bengal testi alabilmek için başhekimliği kabul ettim. Temizlik personeli yoktu; elime fırça aldım, hep beraber duvarları sildik. Hastane yatak kapasitesini zaten kağıt üzerinde yazılı olan otuza çıkardık. Laboratuar ihaleleri yaparak imkanlarımızı arttırdık. Tek bir oda olan acili, acil müdahale, doktor odası, kadın ve erkek müşahede odaları olarak ayırdık. Resmen hastane değişti. Ama idarecilik zor iş… Ben bu deneyimleri yaşarken diğer illerde Ankara’nın hemen yanında bile çalışan arkadaşlarımdan şartların aynı olduğunu duyunca şaşırmıştım. Onlar da benim gibi uğraşıp imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorlarmış. Aile hekimliğini seçen meslektaşlarımın ayrı bir karakter analizinden geçirilerek çalışmaya başladıklarını düşünüyordum. Şimdi eminim. Bu kadar mücadeleci, hayata pozitif bakan bir grup olamaz. İnanılmazız yani…
Sosyal etkinlikler için dış mekan fiziki şartlar pek müsait olmadığı için her akşam tüm ekip bir araya gelip, eğleniyorduk. Sohbet, film, bilgisayar oyunları, pazar brunchları, hoş sohbet arkadaşlarla bir sene geçti.
Daha anlatmak istediğim birçok şey var. Belki zamanla paylaşırız. Geçirdiğim her gün bir deneyim, ve neler oldu neler…
Evet inanması güç gibi duruyor ama mutluyum. Bir sene geçti, birçok anlamda pek çok deneyim kazandım. Her şeyi her yerde yapmamız mümkün; yeter ki isteyelim.
Uzm. Dr. Elif ALTUNBAŞ
Aile Hekimliği Uzmanı olmaktan gurur duyan
Aile Hekimliği Uzmanı
Beytüşşebap Devlet Hastanesi/ŞIRNAK